pelin's profileSEN ZİHNİMİN YİTİK KENTİ...PhotosBlogListsMore Tools Help

SEN ZİHNİMİN YİTİK KENTİ-KALABALIK DÜŞÜNCEMİN BAKİR KIRSALI-BANA EN ÇOK DOKUNAN DOKUNULMAZIMDIN SEN...MUTSUZUM DİYE MUTLUMUSUN ?

yapma,dokunma.kim dokunduysa sana,ona git. nerde unuttuysan beni orda kal ezdirmem kendimi sana

Custom HTML

 

pelin alpay

Occupation
Location
Interests
Acırımda Acıtırımda Ağlarımda Ağlatırımda sosyalim ama yalnızlığı daha çok severim.Aşık olursam ölümüne severim ama gerekirse bir kalemde silmesini de bilirim.istenmediğim yerde bir dakika durmam çeker giderim. Biri bana değermi verdi ben onda on katını veriririm vermedi mi Allaha havale ederim.Çok okudum diye entellik taslamam bilgi paylaşmak içindir.Yeri gelir cahildende çok şey öğrenirim.Eskiden kırılgandı yüreğim şimdi taş gibiyim.Benimle arkadaş mı olmak istiyorsun cesaretinden ötürü seni tebrik ederim.Herkese kapım açık yerine göre çok misafirperverim.Atatürk Türkiyesinde yetişen Türk kızıyım ben ülkem için canımı verir bir karış toprağımı vermem.Hamamböcekleri ve kertenkeleler ürkütür beni ama Allahdan başka hiçbirşeyden korkmam.Alnım ak Başım dikdir Eğdiremez hiçbir insan.Namusuma laf söyleyenin dilini keser göz dikenin gözünü oyarım.Her canlıya acırım ama yalan söyleyenin gözünün yaşına bakmam.Ben böyleyim anlattığım gibi gelene hay hay gidene bye bye
There are no photo albums.
December 01

UNUTMAYA ÇALIŞMAK

Anne karnındaki yaşantımız da dahil, hiçbir şeyi unutmuyoruz Anne sütünün tadını, söylediği ninni seslerini, sevgi ve mimiklerini, yatağımızı, süt içtiğimiz biberonu hatta; unutmuyoruz...

Yalnızca güzel şeyleri değil, güzel bulmadığımız şeyleri de unutmuyoruz. Olumsuz olduğuna inandığımız olaylar ve düşünceler, bilinçsiz olarak aklımızda depolanıyor. Bilinçsiz aklımızdaki bu olumlu ya da olumsuz seslerin, tatların, kokuların oluşturduğu duygular ve düşüncelerin toplamı bizim yaşam biçimimizi de belirtiyor.

            Unutmaya çalışmak, unutmayı zorlaştırıyor, unutmamayı, unutamamayı kolaylaştırıyor. Sürekli aynı şeyleri yineleyen beyin, en çok da unutma hücrelerinde zorlanıyor; uyuşturucular bile kesin öldüremiyor onları.

             Zamanla büyüyoruz hepimiz. Dünyaya bakış açımızı belirlemeyi, taraf olmayı hatta bazen de bazı olaylar karşısında tarafsız kalmayı öğreniyoruz. Birisinden birisini unutup da zamanında uygulamayınca olanlar oluyor.

            Gerektiği yerde, gerektiği zaman, gerektiği kadar; bu “3 G” kuralını uygulamayı unutmamak ve yerinde kullanmak gerekiyor.

 inizdir,      

Bir zılgıt tutturuyor şimdi gözlerim;

gözlerini kapatıp tırnaklarını yüzüne geçiren bir kadının acısına benzeyen.

Sonrasızlık değil beni düşündüren;

şimdiki zamandaki öncesizlik.

Sonrasızlık, aynada çizgi çizgi yüzleri seyretmeye kurulur her bakışta.

İnsan yaşamış olsa da öncesiz olabiliyor ne yazık ki! Geride bıraktıklarımız, havada lüp, sonra da rüzgârın etkisiyle s             Sanıyorum ışığımızı çalıyor anımsamak bile istemediğimiz anılarımız. Oysa kim gözündeki ışığı rehin bırakır; en yoksul yanlarına?

            Beceremiyoruz unutabilmeyi…

En masum yanlarımızın façası bozuluyor, kendimizden bile geçebiliyoruz ve hafızasız olmak isterken, hafıza sıçrıyor gül rengi gerçeklerimize hafıza! En renkli intiharları dokumak istiyoruz, sevincimizi ve yüreğimizi akrep-yelkovan yaptığımız, akıp giden zamana ağıt yaktığımız yaşamın terazisindeki dengesizlikte; tanımlayamadığımız yoklayışlarda.

Unutmanın en iyi yollarından birisi de uyumaktır. Bir anlamda zamanı dondurmaktır uyumak.

“Düşünün ki uyumakla yalnız /

 bitebilir bütün acıları yüreğin /

çektiği bütün kahırlar insanoğlunun…/

Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü /

Çünkü, o ölüm uykularında /

sıyrıldığımız zaman yaşam kaygısından /

ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.” Hamlet’de böyle sesleniyor W. Shakespeare. 

Unutma isteğini oluşturan şey, yaşananların/acıların artık taşınamayacağının iyice bilindiğinden emin olunmasıdır. 

            içinde çıkar ilişkisi varsa, insanlar birbirini çabuk unutur. Unutmak, zihnimizi serbest bırakarak, yeni bir unutmaya adım atmaktır. Kişilik, doğrudan doğruya gözlenemez. Yüzlerce kişilik tanımı yapılabilir. Unutmak da kişilikle doğrudan ilişkilidir. Buna göre, her kişiliğin unutma oranı da zamansal olarak farklılık gösterebiliyor.  leri bizi anımsasın ki varolduğumuzu bilengerekler mi, çıyanlar mı, aşımıza ekmeğimize göz koyanlar mı?
           
En tehlikelisi, unuttuğumuzu sandığımız bir şeyi yeniden anımsamaktır. Bu zamanlarda, kurulmuş bir saatin alarm sesi vermesi gibi acı kendi sürecini başlatır; niçin kurulduğu unutulan, geçmişe dönük düşünerek zorlanarak da olsa nedeni bulunan...

Cep telefonları ilk çıktığında on kapasitelik bir mesaj alma hafızası vardı. Gelebilecek on birinci mesajın alınabilmesi için en az bir mesajın silinmesi gerekti. Bu durumu fark eden insan, en önemsiz bulduğu mesajı silerek yeni gelecek mesaj için yer açmak durumunda kalırdı.

En önemsiz bulduğumuz, unutmak istediğimiz şeyi belleğimizden atabilmeliyiz ki yer boşalabilsin ve o yere istediğimiz şeyi koyabilelim. .

Belki de unutulmuşluğun çocuklarıyız hepimiz; arsız zamanlarda yaşadığımız bir künyesizlik sorununu yaşıyoruz; sarıp sarmalayarak, sarararak, gerçeklerden saparak; sarmaşık olarak en zehirlisinden. Dün, bugün ve sonraki günlerde acıya çalarak; gelecekten bugün, dünden şimdiki zaman, uykudan ve unutmaktan rüya resimleri yapan...

            unuttummmmm bende unuttummmmmmmmm

  

September 20

KENDİNE İYİ BAK DERLER VE GİDERLER

 

Bir ask için yapabilecegin her seyi yaptigina inaniyorsan ve buna ragmen hala yalnizsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasina koymustur ve yaptiklarin onun dudaginda hafif bir gülümseme yaratmaktan baska hiçbir ise yaramayacaktir. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazirdir. Hani agzinla kus tutsan ´Bu kusun kanadi neden beyaz degil?´ diye bir soruyla bile karsilasabilirsin.. iki ucu keskin biçaktir bu isin. Yaptiklarinla degil yapmadiklarinla yargilanirsin her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. Iyi halin cezanda indirim saglamaz. Sen, ´Ama senin için sunu yaptim´ derken o, ´sunu yapmadin´ diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karsiliginda mutlaka baska bir iddiayla karsilasacaksindir. Üzülme, sen aski yasanmasi gerektigi gibi yasadin. Özledin, içtin, agladin, güldün, sarkilar söyledin, düsündün, siirler yazdin. ´Peki o ne yapti´ deme. Herkes kendinden sorumludur askta.

 

 Evinin seni içine sigdiramayacak kadar dar oldugunu farkedeceksin. Sokaga firlayacaksin. Sokaklar da dar gelecek. Tipki vücudunun yüregine dar geldigi gibi. Ne denizin mavisi açacak içini, ne piril piril gökyüzü. Kendini tasiyamayacak kadar çok büyüyecek, biryandan da kaybolacak kadar küçüleceksin. Göz yaslarindan etrafi göremez hale geleceksin. ölmemi isteyecek kadar nefret edecek, azsonra kollarimda ölmek isteyecek kadar çok seveceksin. Yalniz kalmak isteyeceksin. Hem de kalabaliklarin arasinda kaybolmak. Ikisi de yetmeyecek. Geçmisi düsüneceksin. Neredeyse dakika dakika Ama kötüleri atlayarak. Geçtigim yerlerden geçmek isteyeceksin. Herkesi bana benzetip. Kimseyi benim yerime koyamayacaksin. Biri sana içindeki aciyi söküp atabilecegini söylese, kaçacaksin. Aslinda kurtulmak istedigin halde, o aciyi yasamak için direneceksin. Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...

 

August 17

AŞK DİLENCİSİ

Sen her gece köşe başında

Paramparça urban;

Kirli ellerinle, bir dilim ekmek için

Avuç açan sefil insan.

İnanki farkımız yok birbirimizden

Belki sen hayat boyu dileneceksin;

İstediğin beş kuruşu  biri vermez ise

Başka bir diyardan bir ikincisini bekleyeceksin.

Lakin ben hayatta bir defa dilendim.

Bir vefasızın aşkıydı,sevgisiydi derdim.

Öylesine açık , öylesine boş kaldıki elim

Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.

VİCTOR HUGO 

August 12

Sen de mi Brütüs!

 

Dostlarını, sevgililerini.davalarını, saflarını terk edenler düşmanların ağına düşüyor. Grubunu terk eden eski günlerine, eski büyüklerine, eski kutsallarına saldırıyor. Tarih boyunca Brütüsler hep var oldu, bundan sonra da olacak. Sahi kimdir günümüzün Brütüsleri?


Shakespeare, Julius Sezar adlı eserinin o en bilinen sahnesinde "Et tu Brutus?" (Sen de mi Brütüs?) dedirtir Sezar'a. Sonra elbisesini başına çekip "Öyleyse öl Sezar!" diyerek kaderini mühürleyecek 23 hançer darbesine bırakır kendini. Psikologlar, edebiyat tarihinin bu en meşhur satırlarında bir hastalık ve bir travmanın bulgularını görürler. Tıp literatürüne Brütüs Kompleksi diye giren hastalık, hastanın kendini büyüten, koruyan, kendine bakan kişiye karşı kin besleme, onu ortadan kaldırma, onun gölgesinde kalmaktan kurtulma arzusu olarak tanımlanabilir. Buna karşılık "Öyleyse öl Sezar!" cümlesi 1991 yılında Prof. Jenifer J. Freyd'in literatüre kazandırdığı 'İhanet Travması'nın temel bulgusu. Freyd, özellikle kendisini korumasını beklediği kişilerin ihanetine uğrayanların sonu intihara kadar varabilen bir travma geçirdiklerini kaydediyor.

Marcus Junius Brütüs'ün hikâyesi Voltaire ve Shakespeare'in kalemlerinden çıkmamış olsaydı 'en yakınından gelen ihanete' verilecek özel bir ad olmayacaktı. Brütüsler, tarih boyunca oldukları üzere hep var olacaklar, ama adları hain, dönek, satılmış gibi kelimelerin arasında kaynayıp gidecekti. Oysa Brütüsler nitelikli birer teröristtirler. Sadece ihanet ettikleri eski dostlarını değil, dostluğa, kardeşliğe, davaya inanan herkesi hedef alır ve herkese zarar verirler. Brütüslerin 'ilk hançeri vurdukları' o ihanet anı eski dostların, dava arkadaşlarının arasında sosyal-psikoloji uzmanlarının "Kennedy Etkisi" dedikleri bir patolojiye yol açar.
sen benim aşkıma sen benim dostluğuma sen benim değerlerime ihanet ettin sendemi brütüs sende mi hünkar?

Erkekler neden aldatır?

İnsanların uzun yıllardır cevabını aradığı “aldatma” eyleminin altında, biyolojik, psikolojik ve sosyal nedenlerin olduğu iddia edildi.
 

İZMİR - Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, insanın biyolojik, psikolojik ve sosyal bir canlı olduğu belirterek, “Aldatma söz konusu olunca, bu üç nedenden biri, ikisi hatta üçü bir arada olabilir” dedi.Çelikkol, erkeklerin büyük bölümünün aldattığında, bunu ballandıra ballandıra çevresine anlattığını ve bundan haz duyduğunu ifade etti. Psikologların üzerinde durdukları, insan davranışını önemli ölçüde belirleyen üç konu olduğunu kaydeden Çelikkol, bunların benlik kavramı, özsaygı ve özgüven olduğunu söyledi.

Çelikkol, bazı kişilerde bu üç nitelikte önemli eksiklik söz konusu olduğunu belirterek, böyle kişilerin aşağılık kompleksi içinde boğulduklarını öne sürdü.

Bu güvensizlik ve inançsızlığın, kişisel deneyimlerin, geçmiş yaşantının, davranışların ve sosyal etkileşimlerin toplamında geliştirilen kazanımlar olduğunu ifade eden Çelikkol, bu durumdaki kişilerin, farkında olsa da olmasa da kendini sürekli başkalarıyla kıyasladığını, dahası eşini, çocuklarını da başkasının eşleriyle, çocuklarıyla kıyasladığını, bu tür bilinçli veya bilinçdışı karşılaştırmaların zihninde şekillenip, benlik kavramının gelişme düzeyini belirlediğini söyledi.

Çelikkol, bu durumun, kişinin davranışlarında etken olduğuna dikkati çekerek, “Aşırı olursa örnekleri verilen davranışlar ortaya çıkar” dedi


 
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

GÖNLÜM BİR İLK BAHAR



OKYaNuS AVuÇLaRıMDa İLKBaHaR








Bir hafif duru su yüreğim.
Bir ilkbahar yelinde uçuşuyor saçlarım.
Sırtımdan ağır yükleri atttım,
ve
Bitti...
Tüm o lacivert geçmişim...
Gökkuşağını verdiğim sevgili,
Değmediğini gözlerim gördü,
Duruldum kelebek gibi,

Mis gibi oldu saçlarım,
Çiçekler benim için açılıyor,
Doğada bana şarkı söyleyen renkliler,
Hayat benim için şiir yazıyor,
Eskiden öyle değil...






Kancası bedeninde saplanmış herşey bitiverir,
Bir iğne acısı hissettim sırtındaki yük inince,
Çünkü alışmışım lacivert acılara...
Kelimelik şevkatlere...


Hiç böyle hafif olmadım ilkbahar...
Senin içinde dolaşıp gezmedi yüreğim ayakları çıplak,

Hissetmedim toprak kokusunu,
Kirletmedim papuçlarımı toprağında,
Ney için değersizleşmiştim öyle,
Kim için...
Yüzümdeki çizgiler belirmiş mutsuzluğun kuyusunda,
Ağlamaktan gözlerimdeki pırıltılar sönmüş,
Boşa geçen silik zaman...













Şimdi bağırmak istiyorum okyanuslara ilkbaharda.

Haykırmak istiyorum dudaklarımda binbir şiir !!!
Kelebek özgürlüğünde uçmak istiyorum...




Herşey bitti!
Geçti!
Bir rüyaydı!
ve güneşler açtı gözlerimde,
Pırıltılarım şimdi daha da bi renkli,
Daha da renkliyim...
Allandım Pullandım aynalarda...








Ellerim dudaklarımla gülümseşiyorlar, habersizim...
Mutluyum çiçekler, kuşlar, ağaçlar,
Baktığım her yer bana gülümsüyor,
Öpücüklerini hissediyorum yanaklarımda kuşların,
Tazelik kokuları sindiriyorum,
Arınıyorum beyazı olmayan duygulardan,
Renk değiştiriyorum,
Hece hece birikiyorum güzelliklere..

Sanki yeni bir ben yaratılıyor benden habersiz.
Gözleri gülen, saçları ilk bahar kokan ben !!!
Sıcaklığı var,
Okyanus Avuçlarımın Arasında İlkbahar...

Gamze Smone






YÜZÜNDEN GÜLÜMSEME KALBİNDEN SEVGİ EKSİK OLMASIN.
DUALARIMDASIN DUALARINDA KALMAK İSTERİM...
HAYIRLI CUMALAR VE GÜZEL BİR HAFTASONU GEÇİRMEN DİİLEGİYLE...
Mar. 27
Sokol'wrote:

Mar. 25
fevzi usluwrote:
Animation2gifbarrahenryalex2009.gif picture by KINA1962
Mar. 20
Mar. 14
Mar. 14
turanwrote:

Öncelikle şunu söylemek isterim...

Yılda bir kez kutlanan hiçbir güne inanmıyorum...

 

Yılda sadece bir gün, gülle gelmek değildir marifet. Gün içerisinde her ne olursa olsun (hata,yanlış,kaza,acı,hüzün,üzüntü,sevinç v.s. - v.s.).

Akşam, eve güler yüzle gelebiliyorsak, geldiğimiz vakit bir mutluluk oluyorsa mabedimizde ve gönüllerde bu en güzel armağandır.

Biz erkeklerden, tüm kadınlara en güzel armağandır...

 

Bir gün değil, her gün bu mutluluğu

Yaşaman ve yaşatman dileğiyle

 

Sevgi ve saygılarımla

 

Young captain – turan altunsu

Mar. 7
Sinelfcanwrote:

Merhaba size bir armağan bırakıyorum sohbetimize her zaman bekleriz..Eğer rahatsızlık verdiysek özür dileriz sohbet sayfasını silebilirsiniz.Hakkınızı helal eder misiniz?A.e.o kib http://www.xat.com/sevgi_esintisi

   
Go Large!
  

Feb. 22
adnanwrote:
cok tatlısın gercekten....sende spaceme bakarsan yada eklersen sevınırım....sexi_cocuuk@hotmail.com
Dec. 2

CIAO SEI MOLTTMO BELLA E SEXY IN FOTO MI PIACEREBBE AVERE IL TUO CONTATTO PER PARLARTI E CONOSCERTI SPERO CHE ACCETTI  QUESTO E IL MIO CONTATTO  BACI                    ACCETTA                BLU.LIBERTY@HOTMAIL.IT                                                                                                                                                                       
                                                                                                                         HI ARE BEAUTIFUL AND SEXY MOLTTMO IN PHOTO I WOULD LIKE TO HAVE YOUR CONTACT FOR SPEAK TO YOU AND KNOW YOU HOPE THAT THIS ACCEPTS AND MY CONTACT KISSES HATCHET                                   blu.liberty@hotmail.it
Dec. 1

 

http://mekansiz-92.spaces.live.com/

 

 

 

http://mekansiz-92.spaces.live.com/

Nov. 27
http://xat.com/yalanci http://www.gonul-yorgunu-okan560.tr.gg/
 
Nov. 26
Nov. 24

 

          

 

 

  Bağışla Beni Aşk

 

Bağışla beni aşk
Henüz arınmadığımdan korkularımdan
Selamını alamıyorum

Dünlerin ayazına düşmüş
Ölü sevdaların kırkı çıkmadı daha
Ay yanığı izleri taşıyor tenim
Masumiyet titriyor dudaklarımda


İzninizle
Kadınlığımı çıkartıp üzerimden
Ihlamur kokulu bahara uzanıp
Dinlence istiyor
Nice gidenlere veda eden

Yorgun bedenim

Ar yok
Vaktidir yüzleşmek çıplaklığımla

Gururu asıp darağacına
Huzurun omzuna yaslanıp
Seyretmeli şimdi
Ötelerdeki özlemleri

bazen siyah
bazen de beyazdır yaşam

bana biraz zaman ver yüreğim
az dinlenmeliyim
ve yeniden uyanıp
coşmalıyım aşka

şimdi
şimdi izninle uyumalıyım

Uyumalıyım yalnızlığın koynunda.

 

Nov. 7
bÜLENtwrote:

 

Oct. 28
 
Greetings from Germany,
Joerg
Oct. 27
No list items have been added yet.
by 
by 
by